“Ağzımızın Tadı Kaçmasın Ali Rıza Bey” Diyen 4 Burç

Hepimiz illa ki en ufak bir sorundan dünyası başına yıkılan, hemen karaları bağlayan insanlarla karşılaşmışızdır hatta belki de onlardan biriyizdir. Ama bu dünyada evi yansa rahatını bozmayan, aman ne olacak canım diye üstüne bir de çevresindekileri rahatlatan insanlar da vardır. İşte bu dünyaya hayatın tadını çıkarmaya gelmiş, aman ağzımızın tadı kaçmasın sözünü kendisine motto yapmış o burçlar:

Terazi

Bu hayata dengeyi bulmaya gelmiş, ahengin ete kemiğe bürünmüş hali olmaya yemin etmiş Terazi abartılı tepkilerden, öfkeden gözü dönüp evini barkını yakanlardan, aman bana böyle dedi diye dünyası yıkılanlardan zerre haz etmez. Küçücük sorunların büyütülüp ölüm kalım meselesi haline nasıl getirildiğini zaten ölse anlamaz. Hiçbir şeyin tek taraflı olmadığını bilen Terazi her kavgada olayın başka bir yüzü olduğunun bal gibi farkındadır. Bu yüzden de kendisini ve çevresini mutsuz etmek için sürekli olmadık bahaneler üreten, tartışmanın hava su gibi önemli olduğu yerlerde barınamaz, barınmaz. Bu tavrı bazen önemli sorunların da halledilmeden halı altına süpürülmesine sebep olurken, çoğunlukla çıkan sorunların incir çekirdeğini doldurmayacak kadar minik olduğunu bilir ve ona göre davranır. Hiç bunları kendine dert etmeye değer mi şu kısacık ömürler yeter mi sözü kendisinin hayat mottosudur.

İkizler

Gelelim ortamlarımızın aranan ismine, eğlence neredeyse orada olanına, sohbetiyle neşesiyle bizi bizden alanına. İkizler insanı bu dünyaya kaostan beslenmeye değil, öğrenmeye, keşfetmeye, anlamaya gelmiştir. Kimden ne öğrenebileceğine, nasıl hayatını daha eğlenceli hale getirebileceğine bakar kendisi. Ama söz konusu eften püften çıkan kavgalar, nerede başlayıp bittiği belli olmayan tartışmalar olduğunda huzursuzluğun kokusunu çok uzaklardan alan İkizler pılını pırtını bile toplamadan ortamı terk etmiştir bile. Birbirini yemek isteyen yesin ben eğlenmeme, gülmeme bakarım der, ağzının tadının bozulmasına da öyle kolay kolay izin vermez.

Boğa

Siz de bilirsiniz ki bu dünyada kimse açık açık ben kavgadan, tartışmadan deli gibi hoşlanıyorum, her gün bir şey çıksa da birinin ağzını yırtsam demez kolay kolay, iş konuşmaya gelince yüzde doksanımız dünyanın en hümanist insanıyızdır. Ama söz konusu Boğa insanı olduğunda gerçekten de tartışmaktan zerre haz etmeyen, aman ne gerek var şimdi ağzımızın tadını bozmaya, keyfimizi kaçırmaya diyen minnoş bir kedi vardır karşımızda. Sabırlı olduğu kadar inatçı da olan Boğa gerçekten de tartışmayı sevmez, gördüğü yerde koşar adımlarla ortamdan uzaklaşarak keyfini kaçırmanıza izin vermez. Ha illa ki ben o kavgayı edeceğim, ağzıma ne gelirse söyleyeceğim diyorsanız, Boğanın bu köşesine çekilmiş, sessiz hallerine kanmayın, sabrı taştığında neler olabileceğini tahmin bile edemezsiniz.

Yay

Gelelim hayata hep olumlu tarafından bakan, etrafına neşe saça saça gezen Yay insanına. Her ne kadar abartmaktan hoşlanan, konu eğlenmek olunca sınır tanımasa da iş dert dünyasında boğulmaya gelince Yay kibarca “yok ben almayayım, alanla da mümkünse yan yana gelmeyeyim.” der ve uzaklaşır. Yaya göre hayat abartılmış mutsuzluklar, batsın bu dünya diye gezmeler için çok kısadır. Ona göre her yeni gün yapılacak eğlenceli şeyler, gidilecek yeni yollar vardır. Hal böyle olunca da olmadık konulardan birbirine girip, hayatı kendilerine zehir eden, geçip giden günlerine el sallamaktan başka bir şey yapmayan insanlar Yayın kapsama alanı içerisine giremez. Ha siz illa ki ben hayatı kendime zehir mi edeceğim diyorsunuz, o zaman Yaya müsaade kendisinin gidilecek yolları var.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir