Mars’ın Fedaisi Cüneyt Arkın!

  • 0 paylaşım
  • 993 OKUNMA

400 filmde başrol dilinize kolay geldiyse, Yeşilçam’ın en çıngıraklı yıllarını bir de Cüneyt Arkın’a sorun! Terazi’si salona davet eder, Mars’ı er meydanına! Venüs Aslan sahnelere çağırır, biricik eşi aşk yuvalarına! Güneş’i Neptün ile birleşen Alain Delon Fahrettin, oldu mu sana dönemin yürek hoplatan artisti Cüneyt Arkın! Güneş’i Merkür’ü Başak olunca doktor olmak da kolay zanaat vesselam. Üstüne bir de Jüpiter’de Oğlak oturunca, başarının en katmerlisi Köroğlu’nun dillere destanından, Osmanlı tokadı Battal Gazi’nin elinden, Kara Murat’ın cesur yüreğinden, Cüneyt Arkın’ın sanat ateşinden gelir!

Güneş ile Merkür Başak; hedefine idealini koyan, varmak için elinden geleni ardında koymayan, çabası bol, emeği kuvvetli Fahrettin, sıkı çalışıp tıp fakültesinde yerini almış! Burslu tıp öğrencisi, edebiyat aşığı, kalemine kuvvetli Fahrettin o zamanlar dergilerde yazarmış. Nerede ata binmek, nerede kılıç kuşanıp adam haklamak! Varsa neşter, yoksa bisturi; fakir ama mutlu çocukluk yıllarından çıkmış, hocaları elinden bir tutmuş mezun edene kadar okutmuş, Marmara’nın suları yemeğini derya kuzularıyla tabağına sunmuş, zamanı gelmiş Fahrettin asker olmuş. Ee talih kuşu bu, nereye kanat çırpacağı, kimin başına konacağı yazısız; teğmen hekim Fahrettin’in başına hastanede görev başında konmuş! Malum Venüs Aslan, sahnelerin ateşi Cüneyt Arkın’ı iş başında bulmuş!

Dönemin yağız delikanlısı, paçalar ispanyol, yakalar kanat… Ay Terazi Fahrettin tam bir salon erkeği, ince belli, doktor elli, dönem filmlerinin centilmen çakır jönü, bir ilan görür! Gönlündeki avantür sinemaya başrol aranır! Aksiyon filmlerinde oynamak, maceranın aranın adamı olmak için, Mars Yay’ı harekete geçer, Cüneyt atılır, elemelere katılır! Jön olmaya uygun bulunup, aksiyonda istenmeyen Cüneyt Başak hareketini başlatır, kolları sıvar! Sirklerde kendini paralar, jonklörlerle sabahlar, ne yapar eder, maceranın aranan kanı olur, sonrası hep zarar! Kılıcını kuşanır İstanbul’un surlarından yüreği yerinde atlar, bir defada kaç adam dövülür sorusunun cevabını üç basamaklı sayılara çıkarır, cevval bilek, cesur yürek Cüneyt dublör de kullanmaz! Altıncı kattan derme çatma brandaya atlayıp, nasıl olduysa(!) yere çakılır, eli parçalanır, gözü patlar! Malkoçoğlu oldum diye parende atarken beli sakatlanır, fıtık olur. Attan düşer, ayağı kırılır! Setlerde başına gelenler yetmezmiş gibi, yollarda herkesin el ensesine, bileğine yapışanın güreş teklifine maruz kalır, hayatının tümü spontane bir maceraya döner! Cüneyt Arkın artık el mahkum, yükseklerden artistik atlar, eşek sudan gelinceye kadar sanat eseri gibi döver!

Yeşilçam’ın iflasın eşiğinde olduğu, sansürden göz açamadığı, sonunda perde kapattığı dönemler. Yay durur mu, ne bulsa atlayacak, Aslan’da dikmiş gözünü sahnelere inmem der başka laf bilmez, Cüneyt Arkın kendini dönemin yükselen değeri Gazino Sahnesinde bulur, yanında Fatma Girik! Politikaya da soyunur Arkın, altın mikrofonu vitrinine koymaya da! Aklına düşen başına gelmeden rahat etmez, Ay Yay olmak kolay değil denemedim demez ama 12 Eylül darbesiyle sahnelerin kapatılmasına pek de üzülmez, mikrofon kariyeri böylece başlamadan biter!

Ortalığın karışık olduğu, siyasi olayların alev aldığı dönemler, Arkın 4. Altın Koza Film Festivali’nde ödüle layık görülür. Esasen Jüri önce Yılmaz Güney’i seçmiş, siyasi nedenlerle tercihini değiştirmiştir. Ay Terazi, adaletin olmadığı yerde kral olsa istemez, namım yürür, şöhretim katlanır diye düşünmez! Cüneyt Arkın’da dürüstlükten şaşmaz, yapılan haksızlığa göz yummaz, ödülü zaten gözü görmez, unvanını da kabul etmez! Eskilerin sokakta beyaz perdeden uzaklaştığı pek görülmez!

Beğen
Beğen Muhteşem Hahaha İnanılmaz Üzgün Kızgın
1221
Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.