Hangi Burç Neden Mutsuz Olur?

  • 0 paylaşım
  • 13.574 OKUNMA

“Mutluluğun tedavi edemediği bir şeye hiçbir ilaç çare olamaz.” der Garica Marquez ve mutsuzluğun insanda yarattığı türlü yıkıma da böylece dikkat çeker! Tüm yaşamı ilgilendiren, hepimizi eş zamanlı mutsuz eden olayların dışında, bireysel mutsuzluklarımız da vardır hayatta! Gözlerimizi çevirdik burçlar diyarına, bakalım mutsuzluk sebepleri neler?

Koç

Koç sahip olduğu sınırsız enerjisini, yaşamının her alanında durmaksızın hareket ederek bir tür basit makine çalıştırır ve zihinsel üretimini hızlandırır, her yeni güne yeni bir fikirle taze bir başlangıç yapar. Hayatını bir maraton gibi aceleyle yaşadığı, soyut bir ipi göğüslemek için kendiyle dahi yarıştığı söylenebilir. Hal böyle olunca, atılımlarının durdurulması, hareketinin engellenmesi, bekletilmek; kısacası hareketsiz kalmak Koç’u mutsuz eder!

Boğa

Boğa önünde uzanan, bugünden sonu elbette ki belli olmayan ancak büyük ölçüde tahmin edilebilir yahut biçimlendirilmiş olan, sürprizsiz bir hayat yaşamak ister! Gündeliğini ve öz yaşamını öyle sağlamlaştırır ki, ufacık bir taşın yerinden oynaması tüm sistemin çöküşüne sebep olabilir. Bu yüzden kurduğu güvenli alanının dışına çıkmak, konforunu bozup bilinmez bir güne uyanmak, değişime zorlanmak Boğa’yı mutsuz eder!

İkizler

İkizler’in zihni tüm Zodyak ailesinden hızlı çalışır. Bu doğru kullanıldığında bir meziyete dönüşebileceği gibi, yönettiği bedenin tembelleşmesine, zihnin bulanmasına ve sürekli bir kararsızlığa da yol açabilir! İkizler harekete geçmeden önce zihni hızla yapılanır, fiziksel olarak henüz hamle yapmadan soyut olarak tüm eylem tamamlanır! Herkesten önce hareket etmek, lafın sonunu beklemeden savunmaya geçmek, telaşla bir sonraki hamleye atlamak gibi özellikleri de bu yüzden vardır! İkizler’i zihni fikirlerle dolup taşarken susmak zorunda olmak aşırı mutsuz eder!

Yengeç       

      

Yengeç köklerinin sürdürülebilirliğini sağlamak, geleneklerini kendisinden sonraki kuşakların da koruması umuduyla yarınlara taşımak için yaşar ve tüm bu ağı sevgi bağıyla kurar! Sevgisini ise tüm sevdiklerine yönelttiği şefkat duygusuyla gösterir. Tüm ailesinin yükümlülüğünü sırtlanmak, severek koruyup kollamak konusunda hiçbir tereddüttü yoktur Yengeç’in! Kendini nasıl ki sevmek yoluyla ifade ediyor, yaşamını bu duygu üzerine inşa ediyorsa, hayata da sevildiği ölçüde tutunur! Sevilmediğini düşünmek Yengeç için tarifsiz bir mutsuzluktur.

Aslan  

Güneş’in çocuklarıdır Aslan’lar! Kendisine kaçınılmaz olarak ihtiyaç duyan insanları, sıcağıyla ısıtmak, gösterişi ve ışıltısıyla kendisine hayran bırakmak isterler. Aslan köşesinde keyif çatarken, kuru ve dayatmacı bir saygı beklentisi içine girmez! O varoluşsal olarak saygındır. Sıcacık kalbiyle sever, kendisine uzanan eli geri çevirmez, yardım etmek için kimsenin ona muhtaç olmasını beklemez! Karizmatiktir bir de! Doğuştan yanında getirdiği ve her koşulda korumak için didindiği itibarını kaybetmek en büyük mutsuzluğu olur!

Başak 

Başak hiçbir ilişkisinde, hayatının hiçbir bölümünde ve ömrünün hiçbir vaktinde kendini bir başkasına emanet edememeyi bırakın, kimseyi kendi haline bırakamaz 😊 Hep kontrol onun elinde olmalı, derlemeli toplamalı, temizlemeli ayrıştırmalı, tespit ettiği tüm eksikleri gidermeli, sonsuza dek didinip durmalı; hissine kapılır! “Ben halledebilirim” dersiniz, gözünün ucuyla takipten geri kalmaz, gerekli gördüğü yerde müdahale etmeden duramaz! Başak en çok kontrolü kaybettiği anda mutsuz olur, onu da kolayca kaybetmez!

Terazi

Terazi’ye flörtüz diyoruz, kronik aşık diye bahsediyoruz, sevgilisiz yapamadığını söylüyoruz diye bize kızanlar oluyormuş, duyuyoruz! Söylemek istediğimiz şu ki; kimi insanlar iki kişilik yaşar, bir başına kalınca hayattan hiçbir tat almaz! Kimileri de vardır ki; yalnızlığından çekiştirseniz çıkmaz, kalabalıktan kaçar! Terazi şıktır, güzeldir, estetik kaygı güder, hangi ortamda nasıl davranacağını da iyi bilir! Şimdi bu kadın/erkek yalnız kalır mı? Seveni bol, beğenisi isabetlidir Terazi’nin! Hal böyle olunca sevmek, sevilmek, gününü gün etmek ister! Bundan doğal da bir şey yoktur bakınca! Ama yalnız kalmak, en büyük mutsuzluk kaynağı olur tabi eğer kalırsa!

Akrep

Sahip olduğu her alanda, maddeler dünyası ya da zihinsel olan fark etmez derinleşmek ister! Köklü arzusuz eyleme kalkışmaz, yüzeysel hiçbir duyguyu tanımaz! Herhangi bir şeye sahip olmak demek, adına sevgilim deyip arada bir görüşmek, kütüphanesini kitaplarla doldurup üç beş sayfasını karıştırmak demek değildir! Onun olan her şey muhakkak tüm varlığını hatmettiği, avuçlarının içine hapsettiği ve tümüyle sahip olduğudur! Herhangi bir konuda, kişide, duyguda derinleşememek dayanılmaz bir mutsuzluk verir Akrep’e!

Yay

Yay önüne set çekseniz sebebini sorup mantık aramaz, aceleci bir tekmeyle yahut riskli bir sıçramayla geçiverir! Geleneklerini gerçek manada geride bırakmasının, aile yaşantısında dahi mesafeli davranmasının sebebi, kendini birey olarak var edebilmekle doğrudan bağlantılıdır. Mahalle baskısına seti çoktan çekmiş, komşular ne der klişelerine kulaklarını tıkamış, öğrenilmiş çaresizlikleri tümden çöpe atmıştır. Şimdi vakit zihninin, heyecanının, hevesinin, merakının peşinden özgürce uçuşmak, kafasına göre yaşamak vaktidir. Yaşama karşı takındığı bu sonsuz deneyimleme arzusu karşısında kısıtlanırsa, Yay’dan mutsuzu olmaz!

Oğlak

Henüz çocuk yaşlarında, daha yaşıtları ayakkabıya “bababa” derken, Oğlak hangisini giyeceğine çoktan karar vermişti! Oğlak olmak yaşamını ta ilk başından planlamayı, gelecekte muhakkak ulaşacağın hedefi ilk günlerden belirleyip gözünün önüne koymayı ve tüm yaşamını çizdiğin bu yolda istikrarla adımlamayı gerektirir. Oğlak’ların hayatında kötü sürprizlere yer olmadığı gibi şansın özgür alanı da yoktur! Tüm bu belirlenim içinde tabi ki başarısızlık mutsuzluk getirir!

Kova   

Kova yarınların insanıdır! Sahip olduğu marjinal zekâ sayesinde derinlemesine bilmeye yatkındır ve zihinsel yaratım gücü oldukça gelişkindir. Farklı düşünür, marjinal olanı keşfeder, tüm bilgilerini iyice harmanlar, dogmadan, gelenekten olabildiğince uzaklaşıp tümüyle yeni bir icat peşinde koşar! Alternatif çözüm yollarının piri, şaşırtıcı fikirlerin sahibi olan Kova tabi ki yanına aldığı teknoloji bilgisini de tüm fikirlerine entegre ederek gelecek için fikri ve maddi birçok atılım yapar. Tüm bu fütüristtik enerjisi içinde geleneklerine hapsedilmek ve özgür düşüncelerinin baskılanması Kova’ya kocaman bir mutsuzluk getirir!

Balık

Düş sınırsız, hayal uçsuz bucaksızdır! Aynı rüyayı emekli olana dek tekrar ve tekrar göreniniz var mı? Ya da hayallerinize hiçbir ek yapmadan, başladığı yerde durduranınız! Rutin işler de tıpkı hayallere getirilen sansür, düşüncelere uygulanan boykot gibi insanın tüm yaşamına örülen kalın bir duvar gibidir. Balık her gün yeni baştan aynı yapılacaklar listesinin sorumluluğunu yüklenmeye dayanamaz! Rutin içinde kalır, kendine zaman yaratamaz, kalabalıklar içine sıkışırsa mutsuzluktan boğulur!

Beğen
Beğen Muhteşem Hahaha İnanılmaz Üzgün Kızgın
1
Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.