Burçların Metrobüs Çilesi!

  • 48 paylaşım
  • 5.802 OKUNMA

İstanbul’da her altı kişiden birinin Sivaslı, Sivas nüfusunun da bir defada metrobüste yolculuk eden insan sayısından az olduğunu düşünürsek, toplu taşımaların en çilelisi metrobüse ayrı bir başlık açmamızın haklı sebebi ortaya çıkacaktır! İstanbul’un çeşit çeşit insanı günün her saatinde metrobüse, metrobüs şehrin bir ucundan bir ucuna akın eder durur! Milyonlarca insanın balık istifine döndüğü, Çin metrolarını anımsatan metrobüste her gün gördüğümüz insanlar bakalım hangi burçtan?

Koç       

Yerinde duramaz, kımıl kımıl kımıldar! Gözü hep yüksek sesle konuşan, itişip kakışan afacan liselinin üstünde, yaşlıya yer vermeyen zibidide, ablukaya alınmış genç kızın sağında solundakindedir. Bir yanlışlarını, ters bir hareketlerini, yan bakışlarını görsem de şuradan bir kafa atsam, daha olmadı ilk durakta inip bir güzel haklasam diye gözü hır gür arar! Günün stresini atıp deşarj olmak için metrobüsten iyi yer mi olur? 😊

Boğa

Nerden düştüm ben buraya gibi bir hali de olabilir, aman olan oldu bari keyfimden ödün vermeyeyim tavrı da! Tutmaçları tutarken kendi kolundan yastık yapıp, ayakta uyurken çoktan rüyaya dalmışken Boğa; ilk frende düşecek, uykuya dalıp yere serilecek diye yolcular yüreği ağzında Boğa’yı izler, bir kişi de “Demek uykusu var yer vereyim de düşüp kafasını çarpmasın!” demez! Metrobüste oturarak yolculuk şansı öyle herkese nasip olmaz, merhamet bu sınırlar içinde işlemez.

İkizler  

O kalabalığın içinde insanlar nefes alamaz, tutunacak tek dal bulamazken, ayakta durmakta zorluk çeken niceleri oradan oraya savrulurken, İkizler mikrofonlu kulaklığı kulağında tüm hikayesini duyurur metrobüse, dedikodusu bitmez! Bir de uzun mesafe yolcusuysa, bizden biri olur İkizler, iş sorunları, sevgili dertleri, aile tantanaları, arkadaş çekiştirmeleri; her birini tüm detayları ve hararetiyle öğrenmiş, sabah sabah kafalar kazan olmuştur!

Yengeç

Metrobüsü boş denk getirip, kimseleri ezmeden oturmanın keyfine nail olmak, milli piyango almayı, sayısal oynamayı gerektirir! Başıma gelecek var demek ki deyip küs olduğu insanları arayanlar da görülür. Yengeç’in şansı yaver gider, oturarak yolculuk yapabileceği boş metrobüsleri genelde yakalar ama ne fayda! Bir durak gider, gidemez; yaşlı bir teyze çıkagelir ya da bir amca, solgun görünümlü bir genç de olabilir, yanında yavrusu olan bir anne de! Herkes Yengeç’ten daha çok hak eder oturmayı kendi gözünde! Yengeç yerinden olur ama vicdanından olmaz!

Aslan   

Zannedersiniz yüz milyon kişi aynı anda küçük bir kapının önünde yığılıp, metrobüse biniş maratonu için hazırlık yapmıyor! Az sonra kimse birbirinin üstüne basarak gözünü diktiği yere vahşi adımlarla ilerlemeyecek! Hayır, sanki, orası podyummuş da arkasında sonsuza uzanan dehşet dolu, gözü dönmüş kalabalık onun ağır adımlarını bekleyecekmiş gibi aheste girer içeri! O ne özgüven o! İki kişilik yerde tek başına oturacakmış Lordum; az sonra biri kucağına hızlıca oturmayacak, kırk eleştirel insan gözleriyle seni yemeyecekmiş gibi!

Başak

Çeşit çeşit insanın türlü türkü kokusu, dibindeki adamın ağzına giren bıyığı, çocuğun dudaklarına hafifçe süzülen burun iltihabı, milyonlarca insanın gün içinde defalarca temizliği meçhul elleriyle tuttuğu tutmaçlar, borular… aman Tanrım’m Başak için metrobüs yolculuğu tam bir kâbus! Hani sürekli üfleyen, püfünden durulmayan, ona mırıldanan, buna söylenen huysuz ablamız var ya, işte o canımız Başak! Ne yapsın, üstüne çıkan mı istersin, kulağının dibinde bağıra çağıra konuşan mı? Saygısız anacım bunlar, toplum kurallarından mahrum!

Terazi  

Geldi sabah neşesi! Her gün aynı saatte aynı duraktan kalabalığın akışına kendini bırakıp metrobüsün içine sürüklenen, o hengamede günaydınlarını, merhabalarını es geçmeyen, Ayşe Teyzeye lafını atan, uyuşuk Sami’ye erkencisin diye takılan Terazi’nin keyfini metrobüs dahi kaçıramaz! Adımını attığı ilk anda sohbete koyulur, herkesten makas alıp, hâl hatır turu tamamlanmadıkça o yolculuk bitmez. Varsın bitmesin, Terazi şikâyet etmez!

Akrep  

Durakta başlar gözleri bir aşağı bir yukarı hareketine, kimseye arkasını dönüp insan yığınının önünde ezilmez, herkesi bir bir gözlemlemek, sırtını kimselere yaslamamak için, metrobüsü kaçırmak pahasına son kişi olmayı yeğler! Kimselerin itişine maruz kalmadan biner metrobüse ve yolculuğu boyunca çekildiği köşesinden herkesi tepeden tırnağa süzer!

Yay

Kendi görülmeden önce sesi duyulur insan uğultusunun içinde! Yay’ın metrobüste olduğu kontrolsüz ses tonundan anlaşılır. Hele ki yanında bir arkadaşı varsa başkaları yaşam mücadelesi verirken havasızlıkta, o oksijen fazlası var gibi konuşmalara, bağıra çağıra anlatmalara doymaz! Çoğu yolcunun aklında aynı soru belirir, “Bu insanlar bu enerjiyi nereden buluyor sabah sabah?

Oğlak   

Oğlak durağa yaklaştığı anda başlar konuşmaya, insanların hepsi neden aynı yere yığılıp üst üste çıkarmış, muntazam bir sıra olsaymış kimse kimseyi ezmezmiş, ama anlatamazmışsın ki! metrobüs durağa yanaşır, kapılarını açar, ineceklerin tamamı metrobüsü terk edince Oğlak görevi devralır; “Boşluklara ilerleyelim. Ortalara doğru geçelim! Boş yerler var kapıda yığılmayalım!”

Kova    

Her koşulda telefonu elinde oyunun skoru peşinde koşan, e kitabının en heyecanlı yerini kalabalığa rağmen kaçırmayan, metrobüsü hobi alanı olarak gören kişidir Kova! Hiçbir koşulda ne telefonunu düşürür elinden ne kitabını bırakır! Oyunda level düşmeyi de göze almaz, öğrenmek için uygun an da kollamaz!

Balık    

Bırakınız öfkeli kalabalık birbirini yesin, o neden öbürüne çarpmış, öteki berikinin üstüne mi çıkmış, yaşlı varken o delikanlının gazi koltuğunda ne işi varmış, zamane çocukları hep uyuyor taklidi yaparmış; Balık kulaklığında sevdiği müzik, zihninde hayal ettiği kesit yumar gözünü, ineceği durağa dek kapar kendini dış dünyaya!

Beğen
Beğen Muhteşem Hahaha İnanılmaz Üzgün Kızgın
5752
Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.