Burçların Gerçek Duygularını Gizleme Yolları!

  • 0 paylaşım
  • 13.746 OKUNMA

An gelir hüznünü saklar insan, başka bir zaman neşesini! Açıkça söylemekten kaçındığı sözcüklerini saklar bazen! Bazen de kırk yemin altında kilitli tuttuğu sırrını sakınır herkesten! Kimisi de ne yapsa saklayamaz, dilini tutsa gözlerini yumamaz! Sırada burçların ardına gerçek duygularını gizledikleri maskeler var. Acaba kimler duygularını nasıl saklıyor?

Koç       

Canı nasıl da sıkılmıştır işle ilgili bir konuya, yüreği parçalanmıştır belki de duyduğu üzüntünün şiddetiyle ama ne ağlar ne de sıkıntısını savuşturmak için türlü yol arar! Sinirlenir Koç, öfke saçar! Eğer bir yükselen Koçsanız ve kendinizi sıklıkla bir takım belki de normal şartlarda umurunuzda olmayacak konulara öfkelenirken buluyorsanız, ardına sakladığınız duyguyu bulup çıkarınız! Derdiniz öfkenizi çıkardığınız alanla değil, öfkeye dönüştürüp atmak istediğiniz başka bir meseleyle ilgilidir, unutmayınız.

Boğa    

“Sabır küpü”, “Önünde duvar olsa yıkılır, duramaz ama Boğa çatlamaz” deriz! Peki nereden alıyor bu katı duruşunu, yıkılmaz sağlamlığını Boğa bilir miyiz? Ardını sıkça beslediği, tuğlalarını itinayla örerken harcına kattığı gerçek duygularından. Boğa duygularını gün yüzüne çıkarmaz, derhal tepki vermek üzerine bir yaşam kurmaz. Peki nereye gider o kadar duygu? Perde arkasında bekler, sabrının geniş duvarının ardında kendini özenle gizler! “Boğa tahammüllüdür çabuk kızmaz, nasılsa bir şey demez, toleransım boldur bana bir şey olmaz” diyenler, gün gelir o duvar patlar, söylemedi demeyiniz!

İkizler  

İkizler havadan alır huyunu, suyunu; derdini karıp içini yakmaz, öyle her şeye fazla kafasını takmaz da nereye gider onca hüzün, keder hiçbir yere takmazsa? İkizler de duygularını ipe dizer gibi hizaya sokar, sözcüklerini çoktan hazır edip, dilinin ucuna iter! Söyleyemediği, anlatamadığı, derdim diyemediği ne varsa laf kalabalığı arasına saklar, kafaları karıştırır ama içini de boşaltır. Günün sonunda kimseler ne derdinden anlar ne halinden ama neyse ki İkizler diyeceğini hızlıca söyler, rahatlar!

Yengeç

Yengeç duygusunun birini saklasa ötekinin önünü alamaz, diyelim ki birkaçını birbirine bağlayıp kilit altında tuttu, boşluktan fırsat bulan bir diğeri fırlar çıkar göz pınarları yoluyla dışarıya, karşı koyamaz! Millet bir duyguyu saklamakla kırk gün uğraşır, Yengeç bin duygusu hücum ederken ruhuna, saklamayı nasıl başarır? Tabi ki gözyaşlarının seline salıvererek! Aman Yengeç bu her şeye ağlar derler, derdini pas geçerler! Görmezden gelinen Yengeç duygusu böylece saklanmış olur!

Aslan   

“Aman bunun burnu hiç mi düşmez, yüzü bir an olsun ışığını kaybedip solmaz?” diyenler merak eder durur, bu Aslan’ın duyguları nereye saklanır ya da en yakın atık tesisinden doğrudan atılır gider mi? İşte tam da cevabı sorunun kendisinde saklı olan bir burçtayız! Aslan kibrinin ardına gizler duygularını, gururundan söyleyemediği ne varsa kendi başına kaldığı ilk anda zihnine hücum eder! Kimse bilmez, kimse duymaz ama Aslan da kahırlar içinde yanar!

Başak  

Başak sorumluluklarından başını kaldırıp sosyal ortamlara karıştığı anda yeni kusurlar tespit edip, yeni görevler yüklenir. Çok çalışır Başak en kusursuzu hedeflese bunun için gecesini gündüzüne katıp mücadele etse de aslında hata yapmaktan korktuğu için kontrolü bir an olsun elden bırakamaz. Kaygısı boldur Başak’ın, iç sesi hiç duymaz, kaygılarına bağlı duyguları susmaz! O da fazla insan içine çıkmaz; perde arkası insanı, mutfak ekibinin başıdır Başak, duygularını tam da gözlerden ırak olan çalışma alanlarına saklar!

Terazi  

Terazi duygularını su yüzüne çıkarsın da olay mı çıksın? Hüzün başı sarsın, kızgınlıklar artsın, herkes birbirine dert yansın, küslükler mi çıksın? Terazi zaten önü alınmaz bir uzlaşım enerjisiyle doludur. Kimselerin duygusunun kontrolü ele almasını, yüreklerin ringlerde burun buruna gelip dövüşmesini istemez! Herkesi sakinleştirdiği gibi kendini de dinginleştirir. Huzur içinde süren yaşamına zeval gelmesin, kimselerle arasına nifak tohumları ekilmesin diye yüzüne astığı gülümsemeyi bir an olsun düşürmez! Ve tüm duygularını güler yüzünün ardına gizler!

Akrep  

Akrep Zodyak’ın en derin duygulu, en tutkulu, en gizemli ve en karanlık insanıdır! Yaşamı tümüyle derinliklidir Akrep’in. Zihinsel ve düşünsel dünyası, sevme ve arzulama biçimi, bilgisi; derindir. Akrep tam bir “pokerface”tir. Asla gerçekte ne hissettiğini, konuşurken aslında ne düşündüğünü ve nasıl bir algı yaratmak için bu yolu seçtiğini anlayamazsınız. Onun en büyük silahı bilgisidir. Herkes ve her şey hakkında en etraflı bilginin sahibidir. Bu bir tür koz yığınıdır Akrep için! İnsanların gerçek duygularını keşfeder, yaralanmaya açık zaaflarını tespit eder ve kendiyle ilgili ser verip sır vermez! Bu yüzden Akrep’in duygularını nereye sakladığı kimse tarafından bilinemez!

Yay       

Yay’a sorsanız dünya yansa kime ne Yay’ın zaten umurunda değildir hiçbir niye soruyorsunuz ki ona ne? Yay keyifleri, arkadaşları, seyahat planları, keşif heyecanları, yeni ve heyecan verici deneyimleriyle kurduğu dünyasına hiç duygu sokmaz! Zira duygular bağlayıcıdır, Yay bağlanıp esir olmak, duygunun tutsaklığında biçare kalmak istemez. Bu yüzden de duyguları görünür olmak için dört nala hücum ettiğinde Yay el çabukluğuyla en umursamaz tavrını takınır ve sağanak yağmura yakalanmadan hemen önce açtığı şemsiyesiyle maceradan maceraya atılır.

Oğlak   

Oğlak için “üç tane duygusu var türlü türlü huyu var” derler 😊 Oğlak amaçlarına kilitlenmiş, başarı andı içmiş, beyaz yakalı bir savaşçıdır! Kariyer hedefine ulaşmak için gerekli adımların fizibilitesini çıkartır, aldığı kocaman baskıyı gözünün önüne asar ve yolculuk organizasyonunu yapar. O andan itibaren planına harfiyen uyar ve onu yolundan alıkoyması muhtemel hiçbir duyguyu tanımaz! Oğlak duygularını ciddiyetinin ardına saklar.

Kova    

Kova yenilikçi, ileri görüşlü ve farklıdır. Bu farklılığı bakan göz de görür, sözüne kulak misafiri olan kimse de! Farklı konularda çeşitli uzmanlıkları vardır Kova’nın. Bilindik meselelerle vakit kaybetmez, Amerika’yı yeniden keşfetmeye girişmez. O henüz düşünülmemiş, yapılmamış, keşfedilmemiş olanın peşine takılır, icatları için kendini laboratuvarına kapatır. Kimselerin bilmediğini bilmek, bakmadığı pencereden bakabilmek Kova’da ayrı bir özgüven doğurur. O da tüm duygularını ukalalığının ardına gizleyip, mantığının yolundaki tüm engelleri kaldırır.

Balık    

Balık baktı bu dünya için duygu yükü sırtına biniyor, gönlünden taşıyor, başını kazan yapıp içini aşure misali türlü hikayeyle dolduruyor, dalıverir kendi yarattığı dünyanın engin denizlerine, sonsuz gökyüzüne, göz alabildiğine çayırına, çimenine! Takar gözlerine gözlük niyetine hülyalı bakışlarını, okumasın kimseler diye saklar duygularını en derinlere.

Beğen
Beğen Muhteşem Hahaha İnanılmaz Üzgün Kızgın
2
Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.