Burçların Aşktan Vazgeçiş Cümleleri!

  • 240 paylaşım
  • 14.111 OKUNMA

Her güzel şeyin bir sonu, her tatlı hikâyenin başlangıcı gibi acı da olsa bir nihayeti vardır. Yaşam birçok kimisi kısa kimisi uzun öykünün birleşiminden oluşan bir denemeler serisidir. Montaigne’nin de dediği gibi; “Dünyaya geldiğimiz gün bir yandan yaşamaya bir yandan ölmeye başlarız.” Kimi anılarımızı gömerken geçmişe, yerine yeni sayfalar açarız! Bakalım burçlar bir dönemi kapatmak istediklerinde, ilişkilerinden tümden vazgeçtiklerinde son cümlelerini nasıl kurarlar?

Koç       

Koç ne sevgisini saklar içinde ne öfkesini. Sanki öyle bir arşiv alanı yoktur içinde. Her şeyi düşüncesine geldiği, aklına düştüğü anda yaşar, sözünü kimseden sakınmaz! Mücadeleden bir an olsun vazgeçmez. Cesurdur da zarar görürüm deyip geri durduğu an neredeyse yoktur. Duygusal ilişkilerinde dürüst bir birliktelikler yaşar ve ruhu gereği savaşır! Ama kaçınılmaz son geldiğinde, elden bir şey gelmiyorsa artık onu da açıkça söyler; “Yapabileceğim hiçbir şey kalmadı.”. Bu kez mücadeleyi kazanansız sonlandırır.

Boğa    

Boğa ringe çıkıp yumruk sallamasa, arenalarda kılıcını kuşanmasa da sabrının dirayetiyle, toleransının bolluğuyla savaşır. Öncelikle sevmeli ve güvenmeli, sonra “benim sevgilim” diyebilmeli. O andan sonra kuşatıcı kolları, savunucu kalkanları çıkar ortaya ne atak yapar ne geri durur Boğa; güvenli alanında aşkını sonuna dek yaşar, sever, sarar! Çabuk vazgeçmez, kredisi bol, zaman uzundur! Ne yaşamını ne de ilişkisini aceleye getirir. Hayatı sabırla aheste yaşarken tüm kredileri bitmiş, dayanma gücünün sonu gelmişse o vakit önünde dağ olsa durmaz, bitti dediği biter. Boğa; “Sabrımın sonuna geldim!” deyip gider.

İkizler

İkizler hayatını; merakını cezbeden, hevesini canlandıran yeni bilgiler peşinde, durmaksızın öğrenerek geçirebilir. Her gün aynı saatte zaten bilindik bir yaşamın içine uyanmak, yapılacaklar listesini bir diğerinden farkı olmayan günlerce tekrarlamak ve sakin bir günün sonunda bir sonrakini yaşamak üzere temiz bir uyku çekmek kesinlikle İkizler’e göre değildir. Her yeni güne başka bir güneşle uyanmak, beklenmedik gelişmelerin olduğu birbirinden farklı öyküler içinde şaşkınlıkla yaşamak ve meraklanmak ister. “Her şey çok rutin geliyor.” dediği anda hikâyenin sonu gelir; İkizler henüz bilmediği bir diyara özgürce kanat çırpar.

Yengeç

Yengeç eksilmeyen bir sevgiyle, şefkat gördüğü koca bir yüreğin yanında sonsuza dek yaşayabilir. Ailesinin refahı için didinir, sevdiklerini mutlu etmek için fedakarlıktan kaçınmaz. Geçmişini ne zihninden siler ne yaşantısından. Hep değerlerine bağlı, aile yadigarlarına sadık yaşar ve sevgilisini derhal ailesinden biri yapar. O evlilik hayalleri kurup, doğmamış çocuğunun kaşını gözünü, ay yüzünü düşünürken; hayal kırıklığı getiren sevgiliye artık Yengeç hayatında yer yoksa, kolay olmasa da bu ilişki biter. Yengeç’in duygusu mantığının hep önündedir, anlaşarak da ayrılsa bir dönemin kapanmasından, öykünün sonlanmasından elem duyar. “Her şey için çok üzgünüm” demekten alamaz kendini. Üzgündür de!

Aslan   

Aslan yanına yakışmakla kalmayıp, kendisini de yüceltecek ve alaka çeşmelerini sonuna dek açacak bir sevgiliyle bir ömür geçirebilir. Ancak beklentisi ve gösterişi bol Aslan ile duygusal bir ilişkiyi sürdürmek zordur. Hep seven, her ne olursa olsun çok seven ve ilgisini Aslan’ın üstünden bir olsun eksik etmeyen, iltifat havuzlarında sıklıkla yüzdüren, pohpohu bol tutan bir sevgili, durmaksızın sevmeli ve hep özenli olmalıdır. Aslan’ın kalbi de kendi gibi cömertlikte gösterişlidir. Ama bazen dengeler şaşar, akıllar başka yöne kayar, anlaşmazlıklar ayyuka çıkar ve yolun sonu görünür! Tam da bu noktada Aslan kalbinin buyruğuyla konuşur ve samimidir; “Sen mutlu olmayı hak ediyorsun.”

Başak  

Başak’ın doğuştan getirdiği dikkatli bakış, bütünü bozan eksiği tespit etmek üzerine uzmanlaşmasını sağlar. Baştan savma, yarım elle yapma, üstünkörü uğraşma gibi özverisiz çalışmalardan nefret eder. Toplumun yararına olacak işlerde gecesini gündüzüne katar, elini attığı her alanda kusursuzu elde etmek için bir gözünden kaçanı diğeri mutlaka yakalar. Çevresindeki aksaklıkları gidermek, yarım işleri bütünlemek, dağınıklıkları toparlamak ile ilgili karşı koyulmaz bir arzusu vardır. Duygusal ilişkilerinde de bu farklı değildir. Çok emek verir Başak, hikâyenin sonunda duyulan feryadı hep aynıdır; “Artık çabalamak istemiyorum.”

Terazi  

Dünyada ilişkilerin başlatıcısı olma misyonu elinde, tatlılığı üstünde sosyal kelebek Terazi, problem kapısını zorlayıp, camını çatlatıp bacasından düşmezse, huzurunu bozmaz! Daima uzlaşmacıdır, manipüle etmesi zor, tartışmaya çekilmesi neredeyse imkansızdır. Huzurludur bir defa Terazi, “aman tadımız kaçmasın” desturuyla yaşar, etliymiş, sütlüymüş işi olmaz! Daha ziyade küsler barışsın, aralar tatlı tatlı bulunsun diye tarafları yumuşatıp kucaklaştırır. Sevmeyi, sevilmeyi esasen ilişki yaşamayı sever Terazi, sevgilisini koluna takıp gezmeyi, çift olmayı ister. Ama illa da o olsun diye diretmez. Olmuyorsa da “Nasıl diyorsan, hiç fark etmez!” der, ayrılığa ayak diremez.

Akrep  

Akrep tutkuyla sever, şüphelerinin buyruğuyla yaşar! Didiklemesini serbestleştiren tüm özel alanlara giriş izinleri kuşkularının imzasını taşır. İlişkilerinde fazlaca zorlayıcı olan Akrep kıskançlık duygusunun harında bir aşk yaşar! Sevgilisinin yaşantısının en ufak zerrelerine dahi hâkim olmak arzusuyla, zihninden geçen düşünceleri dahi öğrenmek ister. Henüz salt olarak güvenemediği sevgilinin tüm ipliği pazarda, özel hayatı geçmişin bir zamanında kalır. Köktencidir Akrep ya ölümüne sever ya dönüşü olmayan bir vedayla terk eder! Çekip giderken de “Artık hiçbir şey umurumda değil!” der.

Yay       

Yay gözünü dünyaya açtığı ilk anda havadaki leylek sürüsünü görmüş olacak ki gözü hep dünyanın henüz gitmediği bir bucağında, coğrafyanın dört yanındadır. Neşesi bol, pozitif bakışı gözünde, sohbeti tatlı Yay, arkadaş canlısıdır. Mesele duygusal ilişki olunca ufak bir tereddüt yaşasa da aşkın ilk günleri, hevesi başında, heyecanı dorukta yaşar. Vakit geçip ilişki rutine girince, duygusal ilişkinin derinliği alıp başını gidince, Yay, hareketsiz kalmak zorunluluğu hissedince bu masal da burada biter. Yay coşkuyla; “Buna daha fazla katlanamayacağım.” der ve koşarak uzaklaşır.

Oğlak   

Oğlak hayatında sürprizlere yer yoktur. Olası aksamalara karşı tedbiri elden bırakmaz, yarınlarının yaşantısı bugünden bellidir. Arzularının gerçekleşmesini için şansından medet ummaz, disipline ettiği hayatının iplerini bir an olsun elden bırakmaz. Hedeflerini gerçekleştirmek üzere ilmek ilmek kurguladığı yaşantısında ilişkilerine ayıracak pek vakti olmasa da, toplumsal kurallara uymak konusunda gelenekçi tavrıyla öne çıkan Oğlak, yaşamın bir gereği olarak statüsüne ve yaşantısına uyumlu kişiyle evlilik yapmak ister. Olmayanı zorlamak, duygularına kapılıp sevgiliye verilen şansları bol tutmak gibi huyları yoktur. Olmuyorsa açıkça konuşmaktan çekinmez; “Denemekten yoruldum.” der planını işletmeye devam eder.

Kova    

Kova ilk bakışta soğuk, ciddi ve uzaktır. Toplumsal yaşantının eşitsizlikler üzerine kurulu olmasından üzüntü duyar! Kendiyle aynı düşünceleri paylaşan bireylerle bir olup dertlere derman arar. İlerici bir bakış açısı vardır Kova’nın geleneğin böyle gelmiş böyle gider, dokunulmaz yasalarını bir çırpıda göz ardı edip, bireysel kararlarını yaşar. Hür yaşama sevdası onu duygusal ilişkilerin kısıtlayıcı tavrından uzak tutar. Sevdiği, sevildiği, bir aşkın içinde yaşamaya niyet ettiği de olur! Ama özel alanına fazla müdahale onu çabuk soğutur, Kova’nın meşhur ricası duyulur; “Beni yalnız bırakır mısın?”

Balık    

Zodyak’ın kazan dibi olan Balık ne dünyada ne düşlerinde, yaşamı boyunca arafta yaşar. Hayalleri gerçekten daha canlı, soyut algısı açıktır. Düşlerinde idealiz ettiği yaşar, Balık’ın arzusu platonik de olsa aşkta çağlar. Günlük yaşam rutinlerinden uzak, kendi dünyasının tam ortasında özgürce yaşamaya sevdalıdır. Fedakarlıktan kaçmaz, malla mülkle işi olmaz. Hayal gücünün sınırsızlığı onu diğerlerinden ayırır. Aşk insanıdır Balık ama çok defa anlaşılmaz. Plansız yaşantısında yaşadığı ilişki dünyanın ortasında yaşamaya zorlarsa onu, yönünü bulamaz. Her ilişkinin son noktasında aynı şeyi söyler; “Kaybolmuş gibi hissediyorum.”

Beğen
Beğen Muhteşem Hahaha İnanılmaz Üzgün Kızgın
698112
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER İÇERİKLER
Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.