Burada O Eski Bayramlar!

  • 0 paylaşım
  • 3.150 OKUNMA

Her şeyin eskisi, hatırlarsan yeşerip boy vereni, bayramın yıllar öncesinde arzu endam edeni, hevesle bekleneni makbuldü! Yepyeni ışıl ışıl pabuçlarla mahalleliye caka satmak, poşetleri ağzına kadar şekerlerle doldurmak, çatlayana kadar yemek, sevmek, sevişmekti bayramlar! Kartlar gelirdi mesela bayram sabahları, kokusunda memleket, pulunda hasret saklı! Aylar öncesinden yapılan rezervasyonlarla ucuza tatil fırsatı kovalamak değildi önceleri bayram! Ne olmadığını çok iyi biliyoruz da ne olduğunu unutalı çok oldu! Haydi bu bayram, anılarımızda burçlara yer açalım, bayramın neşesini hatıralarla bulalım!

Koç

Güvenilir destekçiler bulmuşken sohbetlerin tüm virgüllerini, girişim planlarını anlatmak için değerlendiren Koç; bayramı yeni girişimleri için ortak bulabileceği güvenilir kalabalıklara çevirir. Aileyi bol kazançlı projeleri için yüreklendirir, bayram tatili sonrası girişeceği yeni projeleri için sermaye avına çıkar! Kabına sığmayan küçük eniştenin istediği olmaz, yeterli ortak sayısını tutturamazsa bir anda öfkelenir, o zaman da tutmayın küçük enişteyi!

Boğa

Tüm sohbetleri ne yapıp edip miras bölüşümüne, büyük dededen kalma arazilerin satılıp karlı gayrimenkullere çevrilmesine çaktırmadan getiren, para kokusu aldığı her sohbetin iplerini sıkıca tutup, mal paylaşımında elde edeceği kazançlarla heyecanlara kapılan Boğa; sülalenin kazan dibi, evin en küçüğüdür! Ailenin tüm fertlerinin özenle aklını çelen, en rahat tekli koltuğa oturmayan adeta yayılan, evinin yaşta küçük başta geçkin oğlu, bu bayram değilse de bir bayram muradına erer!

İkizler

Asırlardır görmüyormuş gibi hasretle, tüm kuzenleriyle tek tek dertleşen, sohbetin dibine, laklağın beline vuran, her odayı tek tek kolaçan edip alınmamış bilgi, söylenmemiş söz bırakmayan, şu pek sosyal deneyim yumağı hala kızı yok mu, işte karşınızda İkizler! Bir de amcanın özelini, halaya, babaannenin derdini dayıya anlatmasa pek iyidir de işte soydur çeker demişler, bunun teyzesi de böyleydi!

Yengeç

Sarmaları tencere tencere saran, su böreklerinin kıvamıyla saatlerce uğraşan, pastörize de neymiş teyzenizin yayık ayranı yanında deyip şovunu da bir güzel yapıp, herkesin karnını tıka basa doyuran, tüm sülalenin rahatından sorumlu büyük teyze, sen olmasan nice olurdu halımız! Bayramların en uzun masalarının kurucusu canımız teyze, elinin ballı lezzetiyle sülaleyi doyurur, bir çatı altında toplar gelenekleri bir güzel yoğurur! Nerede o eski bayramlar diyenlere de duyurur, burada!

Aslan

Bayram sabahı giyinip kuşanıp, kolonyasını aheste sıkınıp, saçlarını bir güzel yana tarayıp, köşe başındaki yerini alır, sülalenin tüm fertlerini sıraya dizip tek tek elini öptürür, saygısını toplar! Herkesten hürmet, herkesten sevgi görür! Koltuğundan ayrı düşünemediğin, takım elbisesiyle mi yatıyor acaba diye deli sorularla meraklara düştüğün, koca dayın yok mu? Aslan dayının eli bol, gönlü zengindir, yaşın kaç olursa olsun fark etmez, bu bayram da harçlıksız geçmez!

Başak

Şu daha kapının eşiğinden çıkmadan, baklavayı kuru, sarmayı lapa, böreği sası bulan yengen yok mu? Hepsini de afiyetle yemiş, tabağın dibini sıyırmıştır hani! Yepyeni halına rengi soluk der, tüllerine sararmış! İnceden moral bozar da öyle pek de hakkını yemez! Ah yenge, herkes senin gibi temiz pak, düzenli olamaz ya!

Terazi

Bayramda küsleri barıştırmaya niyet eder, taraflardan önce küçük olan halaya gider, ne yapar eder kolundan sürür, sürükler büyük amcaya gitmeye ikna eder. Sırada koca amcanın nezaketini perçinlemek vardır! Önden merdivenleri üçer beşer çıkar, amcanın çatık kaşlarını serbest bıraktırır, sert iklimini yumuşatır. Günün sonunda sarmaşmış iki kardeş, keyifli gülen iki yüz, mutlu bir aile tablosu yakalanır! Terazi eli öpülesi yeğensin vesselam, bir de öz çekim ile anı ölümsüzleştirdin mi görev tamam demektir!

Akrep

Şu kapı arkası fiskoslarının aranan görümcesi yok mu, nerde boşluk var onu buna çekiştireyim, şu muhabbeti de neresinden tutup uzatayım diyen! Mutfak köşelerinde aşçıları doldurur, kapı önlerinde kardeşleri, ne kadar gizli bilgi varsa ağızdan girer burundan çıkar, öğrenmediği dedikodu zor bulunur! Hele bir yanlışları olsun, kozlarını fena oynar! Lafa gelince herkes melaike, kara gün gelsin tek gerçek görümce! İki dedikoduyu da hak ediyor şimdi!

Yay 

Alamanya’dan oğlum gelecek diye iki gece uykuda neymiş deyip ayakta gezen, hop oturup hop kalkan babanın seyyah oğlu Yay, bayram çikolataları senden! Ailenin medeniyet görmüşü, Avrupa bilmişi büyük oğlan, sohbetin en kültürlüsü sende, Yay durur mu alır sazı eline anlatır da anlatır! Nasıl gezer ne yer ne içerler; onların da var bayramları, yumurta boyuyorlar diye başlar, abartır da abartır. Ee öropa görmüş adamın hali de bir başka olur!

Oğlak

Oğlum daha iş bulamadın mı? Okul bitti sana bir uğraş ayarlayalım! Ne okumuştun sen? Ne mühendisi oldun şimdi? Küçüklerin gözlerinden öperken sorguya çekmeyi ihmal etmeyen büyük hala var ya, vay elini öpeceğim diye kolunu kaptıranın haline! Tutar o eli, başlar konuşmaya; uygun meslek, doğru kariyer, nasihat da nasihat, dur durak bilmez! Yook bitti sanmayın, bunun daha evliliği var, evi, çoluğu, çocuğu! Çaylar buz gibi olur, tatlılar kurur kalır!

Kova

Ailenin ayrık evladı Kova, kapı arkalarından, gizli köşelerden bulup çıkarılır, misafirlere servis edilir, yoksa yüzünü görebilene aşk olsun! Tuhaflığına anlam veremeyip, “Zamane gençlerine aklımız ermiyor, büyük insan olacak inşallah!” diye umutlar bağlanan, bozulan telefon kablolarını birbirine bağlayan, çöpe atılmadan önce bir de Kova görsün diye saklanan kumandaları bir bir onaran talihsiz gencimizdir Kova! Bayramı tamir günlerine döner! Saçını biri çeker, tişörtünü başkası! Neyse ki akrabanın sohbeti keyifli olur da bizimki eskileri hem teknolojiyle tanıştırır hem eğlenir!

Balık

Odasında daldığı hülyaları bırakıp konukları selamlamaya bir türlü çıkamayan, “Ayıp oluyor amcanlara!” tacizlerinden yılıp sonunda kendini onlarca akrabanın göz hapsinde bulan, onda da hizmete zorlanan, evin küçük prensesi Balık! Hayvanların kesildiğine mi yansın, ızgarada ters düz edildiğine mi? Bayramın ne kadar temizliği, bulaşığı varsa hepsi onu bulur, evin en küçüğü bayram boyunca kül kedisi olmaya boyun eğmek zorunda kalır!

Beğen
Beğen Muhteşem Hahaha İnanılmaz Üzgün Kızgın
5211
Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Başlıklar: