Aslan Başak El Ele, Gupse Yakıyor Beyazperdede!

  • 0 paylaşım
  • 2.861 OKUNMA

Uçak yolculuğu sırasında okuduğu bir kitapta yazan; “Çocukluğunuzda yapmaktan keyif aldığınız şeyleri anımsamaya çalışın, onlar sizin doğru mesleğinizle ilgili tüyo verir!” cümlesi harekete geçirmiş, o zamanlar reklam yazarı olmaktan pek de hoşnut olmayan Gupse’yi! İlk okul yıllarında kendi yazıp bir anlığına tahtaya çıkıp, sınıfı gülme krizine soktuğu skeci gelivermiş aklına! Neden demiş Gupse, neden olmasın? Ve bir zamanlar komik olduğunu, insanları güldürdüğünü anımsayıp, bir anda sinema televizyon mezunu olduğunu hatırlamış ve atmış kendini sahnelere! Tam da bu noktada haritası yazılmış bir öykünün başrolünü Gupse’ye layık görüyor ve hikâye başlıyor!

Güneş, Venüs Aslan; Gupse önce kendi cesaretine hayran, oyunculuğuna olan güveni zaten tavan! Kalemin harikasını yaşadı, sahnenin tozunu yuttu, ışıklar alnının çatına vurdu, oradan alacağı kadar alkışı da bir güzel topladı! Aslan durmaz! Bu kadar alaka yeter deyip köşesine çekilmez. Çekmeye de madem eli erip, gücü yetiyor neden her şey olmak varken bir şey olsun ki gözler önünde olan bir Aslan! Gupse’de egolarını bulduğu masaya oturtmak, çatlayana dek doyurmak düsturunu veren haritasının dünyadaki temsili sonuçta; bu sefer de geçmiş kameranın arkasına! Deliha 2’yi Gupse üç koldan kuşatıyor, yazıyor, oynuyor, yetmiyor bir de çekiyor!

Kimseye ihtiyacım yok diyor mikrofonu her gördüğünde Gupse Özay; ben kendi ayaklarım üzerinde dimdik durur, yedi cihanı da tek adımımla sallarım özgüvenini taşıyor! Aslan olmak da tam olarak bunu gerektiriyor. Gupse der ki; “Elmanın yarısı klişesini bozun, önce kendi başınıza bir meyve olun!” dünyada bir benzeri olmayan, kimseler kalmasa yanında kendi başına bir ordu olan, en çok kendisine hayranlık duyan ve sahip olduğu tüm güvenin yanında öğüdünü tatlı tatlı konduran Gupse’ye kulak verin; “Kendi kendinize yetin!” Aslan kendi başına yaşamak isteseydi kendine altın varaklı fildişi kulesini yaptırır, çok taşını her parmağına dizerdi! Ama o ormanlarda kalmayı, yüce gönlünü herkese açıp, hep birlikte yücelmeyi seçti! Aslan olmayı yanlış anlayıp, kendi kesesini dolduranlara gelsin, Gupse der ki; bana gülen en çok çocuklarsa doğru mesaj onlara gitsin, kadın kolunda erken olmadan da güç gösterir, toplum dayatmalarına çomak soktum, iyi de ettim”.

Ay, Merkür Başak; Gupse’nin kafası hiç durmaz, içerde kırk tilki halaya kalksa birbirine kolay kolay dokunmaz! Gupse çok iyi bir gözlemcidir, iletişim biçimi de bir hayli elastik, detay kaçırmaz! Başak haritasına oturunca Gupse’nin; Aslan’ı güneş olsa da ben kendim, hırslarım ve başarılarım görüntüsü ardında geceler boyu düşünmekten kafayı kıran, kırk düşünüp bir yapan biri çıkar ortaya.Ayşe Arman ile yaptığı röportajda kendisi söylüyor, biz de hem haritasının hem de Gupse’nin yalancısıyız! Diyor ki; “Kontrol ve yönetimi daha ne kadar elime alırım; gibi bir içgüdüm var.” sadece yazsa en iyi oynayacağını düşünüyor, çok güzel oynasa daha güzel çekeceğini düşünüyor ve hep bir sonraki koltuğu gözüne kestiriyormuş! Aslan en olma isteğiyle Başak kontrolü bir araya gelince, Gupse hem yazar, hem oynar, hem çeker hale geliyor!

Başak strateji ve analitik düşünmekten sıyrılıp hiçbir zaman tam anlamıyla mutlak bir sanatçı olamaz! Ruhunu çıkarıp sahneye, kaygılarını, hesap kitap işlerini elinin tersiyle itip öylece ardında bırakamaz! Özgürlüğüne kapılıp uçuşmak yerine, ne sevilir diye düşünmekten de kendini alıp, gelişine yazıp, gönlünce oynayamıyormuş Gupse Özay! Siz bir de Başak’ı alt edip, Aslan kadın olduğunda görün beni dese yeri! Çokça deneyim, sıkça çalışmakla o da olur bir gün diyelim, sahne ışığının eksik olmamasını da dileyelim sırası gelmişken.

Mars’ı Akrep olan Gupse Özay ne geç bulur ne çabuk kaybeder! Vazgeçmek nedir bilmez! Zaten Akrep sağ olsun yaşamı hayatta kalmak zorunda olduğu bir mücadele alanına çevirir!  Magazin basınına göz atan bilir, Özay’ın “kıskanç değilim ben” söylemleri kulaklarda gezinir! Ama haritası hiç de öyle söylemiyor! Bilakis Akrep diyor ki; “Delice kıskanır, damarıma basanı kuytuda kıstırırım, aman dostum olup yanımda durun, düşmanımı yakar geçerim!”. Neyse ki güneş Aslan’ın özgüveni, kendi kendine yeten sağlam duruşu, kıskançlığa pabuç bırakmaz da Gupse ne güzel gülüyorduk derken, kimseleri paralamak zorunda kalmaz! Yine de güç ve kontrol Gupse’dedir, ondan habersiz kuş uçmaz! Kabadayı kadın rollerinin hakkını da şansa vermez, Mars’ından el alan Gupse hakikaten Zeliha’lar gezegeninin Delihası’dır! Sezgilerinden de sual olunmaz, aklına düşen muhakkak karşısına çıkar!

Farklı, alışılmadık biraz da itici bir tipleme Deliha! Çok yüksek bir defa, insanı rahatsız eden, ne oldu da delirdi bu kız böyle dedirten bir tarafı var, biraz da fazla takıntılıyı delirten! Gupse tam da bunu hedeflemiş, düzene kendimce bir çomak sokayım demiş! Deliha 2; 12 Ocak’ta sinemalarda, lezzetli seyirler, komikli saatler!

Beğen
Beğen Muhteşem Hahaha İnanılmaz Üzgün Kızgın
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER İÇERİKLER
Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.